8 Ağustos 2019 Perşembe

Yolpalas Cinayeti - Halide Edib Adıvar


Halide Edib Adıvar’ın 1936’da yazdığı 80 sayfalık kısa bir roman olan Yolpalas Cinayeti, Şişli’de Yolpalas Malikanesi’nde geçer. Halide Edib’in pek bilinmeyen bu kitabında katil baştan bellidir. Yazar sıradan bir polisiye roman yazmamış, polisiye kitaplarının cazibesi olan katili bulma oyununu baştan reddetmiş, okurun yüzünü bambaşka bir yöne çevirmiştir.

Evet katil bellidir ama kitabın asıl sorusu; bu cinayetin neden işlendiğidir. “Serveti altı rakamdan fazla sayıyla gösterilen” Saltabaşların evinde gerçekleşen cinayet tüm halkın da ilgisini çekmiştir.
Saltabaşların oğullarının dadısı Nadire nam-ı diğer Akkız, şoför Mükerrem’i öldürür , bayan Salatabaş’ı da yaralar. Neden öldürdüğü sorusuna verdiği cevapla, aklının yerinde olmadığına mı, yoksa numara yaptığına mı hükmetmek gerekir Nadire’nin?

Akkız’ın avukatlığını ise Murat Saltabaş’ın yeğeni Rıfkı yapar. İstanbul’un yüksek sosyetesinde başlayan roman, bir aşk hikayesi gibi görünür. O dönem İstanbul’unun kalbur üstü insanlarını anlatır öncelikle yazar. Fakir bir aileden gelen Sacide’nin aniden hayal bile edemeyeceği zenginliğe kavuşmasıyla yaşadığı değişimi, zengin-fakir çatışmasını, yeterli olgunluğa erişmemiş insanların, çabalamadan elde ettiği zenginlikle nasıl bir kişilik değişimi yaşadığını anlatır Halide Edip.
Sacide’nin kavuştuğu zenginliği herkese gösterme merakının ön plana çıkarıldığı kitapta, cinayetin sebebini  mahkemeyi izleyen herkes de bu minvalde düşünür. Oysa şık giyimli kadınların içinden geçip bambaşka bir yola çıkarır bizi yazar.

Yazarın asıl hedefi katilin masumiyetini kanıtlamaktır. Akkız bir cinayet işlemiştir ama cinayetin sebebi onu masum mertebesine sokmaya yetecek midir? Dayısının karısını yaralayan, şoförünü de öldüren bir katili savunan Rıfkı’nın sayesinde öğreniriz tüm gerçekleri. Ayrıca yazar hem toplumsal hem bireysel sorunları da önümüze serer.

Velhasılıkelam, yazıldığı yıla bakıldığında, yenilikçi bir yaklaşımla yazılmış, “öncü” niteliği taşıyan bir kitap var ortada.

Can Yayınları’ndan  okuduğum 2008 baskısında, sadeleştirme yapmak yerine kullanılan kelimeler için dipnot kullanılmasıyla da benden tam not alan bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.

Polisiye türünü, edebiyatta nereye koyacağını bilemeyen okurlar özellikle okumalı. Unutmayalım iyi polisiye iyi edebiyattır. Ayrıca, kitabın sonundaki Selim İleri’nin son sözünü okumayı da ihmal etmeyin. Bir sonraki kitapta buluşmak üzere, kitapla kalın.

14 yorum:

  1. Tebrik ederim. Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Çok beğenerek okudum. Emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  3. Katilin başından belli olduğu eserleri pek sevmesem de bu kitap başka belli zaten yazarın tüm kitapları okunmalı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tüm kitapları okunmalı bence de. Okumadığım birkaç kitabı kaldı yazarın, onları da okuyup yorumlamak istiyorum.

      Sil
  4. Daha önce başka kitaplarını okuduğum bir yazar kendisi. Bu kitabınıda listeme alabilirim. Emeğine sağlık :)

    YanıtlaSil
  5. Daha evvel yazardan herhangi bir kitap okumadım. Eksiklik resmen -,- Okumak istiyorum ama.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En kısa zamanda okur ve beğenirsiniz umarım .

      Sil
  6. hımm okumadım ama çok sevdim konusunu şimdi. benim mahallede geçiyoo. şişli. hem de cinayet oleeey :)

    YanıtlaSil
  7. Halide Edip Adıvar'ın eserleri ne çok severim Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil